İskeletinizi taş gibi sabit bir yapı olarak hayal ediyorsanız sizi şaşırtalım: kemikler canlı dokulardır ve yetişkin bir insanın iskeleti kabaca on yılda bir baştan sona yenilenir. Bu yenilenmeyi iki hücre grubu yürütür; osteoklastlar eski kemiği söker, osteoblastlar yerine yenisini örer. Gençlikte örme işi daha hızlıdır, ancak yaş ilerledikçe ve özellikle kadınlarda menopozla birlikte söküm ekibi öne geçer. Osteoporoz, işte bu dengenin uzun süre bozulmasıyla kemiğin içi süngere dönen gözenekli bir hale gelmesidir.
Kemik Bankasına Gençken Yatırım Yapmak
Kemik kütlesi yaklaşık otuzlu yaşların başında zirveye ulaşır. Bu dönemde ne kadar yoğun bir iskelet inşa edildiyse, ileriki yıllardaki kayıplara karşı o kadar geniş bir yedek birikmiş olur. Bu yüzden osteoporozdan korunma aslında çocukluk ve ergenlikte başlar. Yeterli kalsiyum, protein ve D vitamini ile birlikte koşma, zıplama, ip atlama gibi kemiğe yük bindiren hareketler, kemik bankasına yapılan en kârlı yatırımlardır. İleri yaşta ise amaç, mevcut birikimi mümkün olduğunca uzun süre korumaktır.
Kalsiyumun Yol Arkadaşları
Kalsiyum tek başına sahneye çıkan bir yıldız değildir. Bağırsaktan emilmesi için D vitaminine, kemiğe doğru yerleşmesi için K vitaminine ve magnezyuma ihtiyaç duyar. Süt, yoğurt ve peynir iyi kaynaklardır; bunun yanında kemikleriyle yenen balıklar, susam ve tahin, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve kurubaklagiller de katkı sağlar. Ispanakta kalsiyum bol olsa da içerdiği oksalat emilimi azalttığı için tek başına güvenilecek bir kaynak sayılmaz. Çankırı’nın kış aylarında güneşin zayıf olması, D vitamini düzeyinin düşmesine zemin hazırlayabilir; bu düzeyin kan tahliliyle kontrol edilmesi ve gerekirse takviyeye hekim önerisiyle başlanması en doğrusudur.
Kemikten Kalsiyum Çalan Alışkanlıklar
Fazla tuz tüketimi, böbreklerden kalsiyum kaybını artırır; tuzun sofrada köklü bir yeri olan bölgelerde bu nokta ayrıca önem taşır. Aşırı kafein, düzenli alkol kullanımı ve sigara da kemik yıkımını hızlandıran etkenler arasındadır. Çok düşük kalorili diyetler ise hem kas hem kemik kaybına yol açabilir. Kilo vermek isteyen orta yaş ve üzeri kişilerde planın protein ve kalsiyum açısından yeterli olması, kemiğin bu süreçten zarar görmemesi için şarttır.
Tanı ve Tedavide Hekimle Yürümek
Osteoporoz genellikle bir kırık olana kadar belirti vermez; bu yüzden sessiz hastalık olarak anılır. Kemik mineral yoğunluğu ölçümüyle tanı konur ve tedavi kararını hekim verir. İlaç tedavisi gereken durumlarda beslenme bunun yerini tutmaz ama tedavinin etkisini destekler. Diyetisyenin rolü, kişinin ilaç ve tahlil sonuçlarını göz önünde tutarak günlük kalsiyum ve protein hedeflerine ulaşmasını kolaylaştıracak, sindirim alışkanlıklarına da uyan bir menü kurmaktır.